Dünyayı etkisi altına alan ve küresel ölçekte yaşamı yeniden şekillendiren koronavirüs salgını, Türkiye’de de güçlü bir şekilde etkilerini sürdürüyor. Özellikle 2021 yılı itibari ile tüm dünyada yeniden 2.dalgasıyla etkisini sürdüren ve aynı zamanda da mutasyona uğramış halinin görülmeye başlandığı koronavirüsün ekonomik etkileri de çok ağır oldu. Dünyanın her yerinde hem ülke ekonomilerini hem de toplumsal ekonomiyi çok ciddi düzeyde etkileyen koronavirüsün etki alanları oldukça geniş yelpazeye ulaştı. Koronavirüs salgınının ortaya çıkmasıyla birlikte Türkiye’de arsa satışları konusunda da çok ciddi artışlar meydana geldi. Türkiye genelinde koronavirüs vakalarının görülmeye başlanması ile birlikte özellikle küçük şehirlerde ve yanı sıra kırsal alanlarda bulunan arazilere olan rağbette yüksek oranda artış yaşadı. Koronavirüs arazi satışları üzerinde oldukça güçlü bir etki oluşturdu.
Türkiye’nin her yerinden insanlar kalabalık şehir yaşamında koronavirüs gibi salgınların oluşturduğu riskleri çarpıcı bir şekilde görmesi üzerine büyük şehirlerden göç etmeye başladı. Bu göç dalgası da doğal olarak daha az insan nüfusunun bulunduğu bölgeler ilk rotayı oluşturuyor. Bu nedenle de günümüz Türkiye’sinin daha ağırlıklı olarak kırsal olan bölgelerinde bulunan arazilere yönelik talebin ciddi seviyede artış göstermesine neden oldu. İstanbul, Ankara, İzmir ve Bursa gibi Türkiye’nin büyük ve yoğun nüfuslu şehirlerinde yaşayan pek çok kişi koronavirüs salgınını bir fırsat bilerek, her zaman düşündükleri kırsal bölgeye yerleşme fikirlerini hayata geçirmeye başladı. Bu yüzden Türkiye’de kırsal bölgelerdeki arazi satışları ciddi seviyede yükseldi. Bu talep artışı kimi bölgelerde arazi fiyatları için düşüşe, kimi bölgelerde ise yükselişe yol açtı.
2020’de yüzde 30 artış yaşandı
Türkiye genelinde kırsal alanlarda bulunan arazilerdeki satış oranları 2020 yılı boyunca artış yaşadı. Özellikle 2020 Mart ayı itibari ile Türkiye’de ilk koronavirüs vakasının görülmesinden sonra yaşanan sıkıntılı süreç, insanların şehir yaşantısından uzaklaşmalarına neden oldu. Özellikle pandemi sürecinin büyük ve kalabalık şehirlerde çok daha güçlü şekilde kendisini hissettirmesi ve sıkıntılara neden olması “beyaz yakalı” çalışanlar ve yanı sıra gençler tarafından şehirlerden kaçışa neden oldu. Toplumun bu kesimini oluşturan kişiler tarafından doğaya daha fazla yakın olmak isteyen ve sakinlik arayışında olan beyaz yakalıların ve gençlerin kırsal bölgelere kaçışına zemin hazırladı. Koronavirüs salgını nedeni ile Türkiye’nin metropollerinde yaşayan kişiler, uygun fiyatlara kırsal alanlarda arazi satın alarak, buralara yerleşmeye başladı.
Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü tarafından da Türkiye’deki koronavirüs salgını dönemine yönelik olarak arazi satışlarına ilişkin veriler açıklandı. Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü tarafından tüm Türkiye’yi kapsayacak şekilde açıklanan arsa satış verileri çerçevesinde artışın 32% seviyelerinde olduğu görüldü. 2021 yılı itibari ile Türkiye’de koronavirüs 2.dalgasının etkili olmaya başlaması ve üzerine de dünyada görülen mutasyona uğramış koronavirüsün Türkiye’de de yayılmaya başlaması üzerine 2021 yılı ilk aylarında da arazi satışları konusunda artış hız kesmeden devam ediyor.
Herkes küçük bir toprak sahibi olmak istiyor
Araştırma şirketleri tarafından yapılan toplumsal araştırmalara göre Türkiye genelinde büyük şehirlerde yaşayan insanlar, daha küçük bölgelerde bir toprak sahibi olmayı istiyor. Özellikle kendisine bu konuda en ufak bir imkan yaratan herkes, Türkiye’nin farklı bölgelerindeki kırsal alanlarda satılan arazilere yoğun rağbet gösteriyor. Çok uygun fiyatlara arazi satın alan beyaz yakalılar ve gençler, üzerine konteyner ev koyarak, yaşamlarını burada sürdürmeyi tercih ediyor. Bu durumun etkisi de büyükşehirlerden çok ciddi bir göç dalgasının oluşmasına neden oluyor.
Kırsal alanda hızlı gelişim yaşanıyor
Büyükşehirlerde koronavirüs salgının etkisini çok fazla hissedenlerin arazi satışları artışına neden olduğu kırsal bölgelerdeki gelişiminde süratlenmesine neden oluyor. Özellikle yavaş gelişim potansiyeli bulunan bölgelerin büyükşehir insanları tarafından keşfedilmesi ile birlikte çok yüksek bir göç dalgası yaşamalarına neden oluyor. Bunun sonucunda da söz konusu kırsal alanlarda çok ciddi bir gelişim ivmesinin yakalanmasına ve nüfus artışının söz konusu olmasına neden oluyor.
Emlak danışmanlarımız koronavirüs salgını ile birlikte kırsal alanlardaki arazilere olan talebin artmasıyla birlikte bunu fırsata dönüştürmek isteyen yatırımcılara da önemli avantajlar sunuyor. Emlak danışmanlarımız ister yatırım amacıyla ister de yerleşmek amacıyla olsun fark etmeksizin Türkiye’nin her yerinden imar izni olan arsaları veya tarım için arazileri çok uygun fiyatlara, güvenle satın alabilmenize yardımcı oluyor.



